Uluslararası Caz Günü Konseri 2013

Uluslararası Caz Günü Konseri – International Jazz Day Concert
30 Nisan 2013, Aya İrini – Istanbul

IKSV, yani İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı kendi web sitesinde “Uluslararası Caz Günü” ve buna bağlı “Uluslararası Caz Günü Konseri” etkinliklerini aşağıdaki şekilde tanıtmıştır. Site linkine şuradan ulaşabilirsiniz.

ULUSLARARASI CAZ GÜNÜ
Thelonious Monk Caz Enstitüsü işbirliğiyle gelişen Uluslararası Caz Günü, UNESCO İyi Niyet Elçisi Herbie Hancock’un girişimiyle, cazın dünya çapında kültürlerarası diyalog ve anlayışı artırmakta oynadığı eşsiz rolü vurgulamak ve teşvik etmek amacıyla UNESCO üyesi ülkeler tarafından benimsendi. Her yıl 30 Nisan’da gerçekleştirilen Uluslararası Caz Günü, dünyanın dört bir yanından insanları caz müziğini kutlamak, bu müziğin kökenleri hakkında bilgilendirmek ve farklılıkları aşan bir iletişim biçimi olarak sahip olduğu önemli rolü vurgulamak amacıyla bir araya getiriyor. 2013 yılında TC Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Caz Günü’nün yerel ortaklığını İstanbul Caz Festivali üstleniyor.

ULUSLARARASI CAZ GÜNÜ KONSERİ
Bu konser 30 Nisan Salı günü saat 21.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecektir. Müzik direktörlüğünü John Beasley’nin üstlendiği bu çok özel konserde başta dünyaca ünlü piyanist ve UNESCO İyi Niyet Elçisi Herbie Hancock olmak üzere Wayne Shorter, Dianne Reeves, Marcus Miller, Al Jarreau, Joss Stone, Terri Lyne Carrington, Hugh Masekela ve dünyaca ünlü birçok müzisyen sahnede olacak. Uluslararası Caz Günü Konseri’ne katılım sadece davetiyeyle sağlanacaktır.

Tanıtım yazısında belirtilen sanatçıların dışında da dünyaca ünlü sanatçılar katıldı. Esperanza Spalding, George Duke, Branford Marsalis ve daha niceleri. Tam katılımcı listesini şu linkte görebilirsiniz.

Sadece davetlilerin iştirak edebildiği geceye Kültür ve Turizm Bakanlığından bir tanıdığımızın sayesinde gidebildik. Kendimizi buraya davet ettirme konusunda büyük katkı ve ısrarı olan sevgili Adil Abim de bana eşlik etti, hatta fotoğraf çekme konusunda birçok vukuatı bulunmasına rağmen bayağı iyi iş çıkardı diyebilirim. Evet, caz müziğine öyle aman aman çok yakın bir duruşum yoktur. Ama öyle ya da böyle, kıyısından köşesinden bildiğim ve dinlediğim hemen hemen tüm sanatçıları aynı karede görme fırsatını asla kaçıramazdım. İşte bu duygularla konser akşamı geldi çattı.

Konser, Topkapı Sarayının 1. avlusunda 4. yüzyılda Bizanslılar tarafından kilise olarak inşa edilen şimdiki  Aya İrini müzesinde gerçekleşti. Öncesi ve sonrasındaki izlenimlerimi, sanatçılarla yaptığım mini sohbetleri, bununla birlikte ölümsüzleştirdiğim anları daha önce kişisel Facebook sayfamda (sadece fotoğraf anlamında) paylaşmıştım. Ama bunun bloguma da bir değeri katacağını düşünerek olayı bir yazıyla birlikte bir de bu mecraya taşımaya karar verdim.

Konsere doğru
Sürprizlerle dolu bir geceydi. Bana etkinlik öncesinde Marcus Miller’la karşılıklı çay içeceksin diye bir kehanette bulunsalardı, ne derdim acaba? Herbie Hancock’la aynı açık büfeden yemek yiyip Joss Stone ve annesiyle tanışacaksın deselerdi peki? Veya Hüsnü Şenlendirici’nin 10 dakika boyunca kendi performansıyla ilgili bana içini dökeceğini :) Tabi ki inanmazdım, hayatta olmaz etiketini yapıştırırdım. İşte bu organizasyonu salt konser olmaktan çıkaran da buydu. Çok farklı boyutlarda değerlendirilmesi gerektiğini Aya İrini Müzesi girişindeki cafe’de anladım.

Marcus’la Rize çayı :)
Oturduğumuz masanın çaprazında Luther Vandross’la birlikte yaptıkları albümlerden iyi bildiğim basist Marcus Miller ve arkadaşları oturuyordu. Onu sıradışı kılan bas çalışı nedeniyle çok takdir ettiğimi (biraz da çekinerek) ifade edip giriş davetiyemin arkasına imzasını aldım. Fakat çay üstüne çay içtiğini görünce, “adamın vakti bol herhalde” düşüncesiyle tekrar yaklaşıp Marcus’tan (artık ona böyle hitap ediyorum) bir de ortak fotoğraf rica ettim, o da “ne demek kardeşim” diyerek beni kırmadı :) Ahanda kanıtı da aşağıda.

Aya İrini büyülüyor
Aya İrini’ye ayak bastığımda ambiyans beni hemen büyüledi. Burayı klasik anlamda bir konser mekanı olarak düşünmemek lazım. 1973’ten beri başta İKSV bünyesinde olmak üzere, birçok sanat etkinliğine ev sahipliği yapan tarihi yapının ancak bu denli ayrıcalıklı bir konsere evsahipliği yapması beklenirdi. Sahne arkasında kalan kilisenin haçlı apsisi (yapının cephesinde dışa doğru göbekli bir yapı) ve kubbesine vuran farklı renklerdeki ışıklar tarihi dokuya uygun bir hava vermiş. Bu havayı bozan aslında tek bir olay vardı. En öndeki protokole daha yakın oturmak isteyen ayak takımı ve onların davranışları. Görevlilerle tartışıp yerlerini değiştirtmeye çalışan mı istersiniz, başkasının yerine tecavüz edeni mi? Neyse, bizler her türlüsüne alışığız, değil mi?

Konser başlıyor
Konsere geçmeden önce gecenin anlam ve önemini belirtmek üzere Thelonious Monk Caz Enstitüsü Başkanı ve UNESCO İyi Niyet Elçisi Herbie Hancock sahneye çıktı. Dünyanın sevip saydığı en iyi caz piyanistleri arasında bulunan Mr. Hancock anlattıkça daha da sıkıldığını anlamak çok zor değildi. Adam sonuçta müzisyen :)

Caz müziğin önemli temsilcileri sahneye teker teker gelmeye başladı. Hangisini anlatayım ki? Dianne Reeves, Joss Stone ve Al Jarreau’nun güçlü vokal performanslarını mı, Esperanza Spalding ve Marcus Miller’in bas riflerini mi, Herbie Hancock ve George Duke’un ayrı ayrı ve beraber piyano resitallerini mi, yoksa Branford Marsalis ve Wayne Shorter’in saksafon düellosunu mu? Kısmen müzik direktörü John Beasley’in direktifleri doğrultusunda, kısmen de cazda olması gereken doğaçlamalarla süren program vermek istenilen şu mesajı daha güzel aktaramazdı: Dayanışma, olabildiğince saygı sevgi ve sonuna kadar barış…

Bizden de katılan müzisyenler oldu haliyle. Trompetçi İmer Demirer, gitarist Bilal Karaman ve klarnet sanatçısı Hüsnü Şenlendirici. Çok da yakıştılar oraya doğrusu.

Dianne Reeves’in Arif Mardin’e ithaf ettiği “Tango” parçası:

Konser sona ermiş, devlet erkanı ve onların şakşakçıları dahil, tüm salon caz efsanelerine ayakta alkış tutuyordu. Bu arada, ara sıra göz ucumla takip ettiğim, profesyonel fotoğraf makinasıyla konser boyunca çektiği güzel karelerini kıskandığım Philip Galland adlı Fransız bir gazeteciyle tanıştım. Kartvizitimi verip çektiği fotoğrafların bir kısmını bana da yollamasını rica ettim, ama doğrusu pek umudum yoktu. Ama eve vardığımda bu yazıda gördüğünüz yüksek çözünürlüklü fotoğrafları e-posta kutumda gördüm. Yaman adammış bizim Mösyö Galland :)

Afterparty
Dışardaki cafe’nin yan bahçesine bir açık büfe alanı hazırlanmıştı. Konser sonrasında sanatçıların da katıldığı bir çeşit “yemekli meet & greet” düzenlenip sohbetlere başlandı. Bazı konuklar yemeklerini iç mekanlarda yemeyi tercih ederken diğerleri açık havanın keyfini sürdü. Hüsnü Şenlendiriciyle işte orada sohbet etme imkanım buldum. Heyecanlanıp heyecanlanmadığını sordum, o da dizlerinin ilk defa bu kadar titrediğinden bahsedip bu dünya starlarına olan saygısını uzun uzun anlattı. İç mekanlarda rastladığım (stalker gibi takip ettim demek daha doğru) Dianne Reeves, Joss Stone ve George Duke’la aşağıda gördüğünüz gibi fotoğraf çektirme fırsatını kaçırmazken Esperanza Ablamız beni ekti. Alacağın olsun :))

Sanırım son derece talihli bir müzikseverim. Bazı insanların hayatları boyunca peşinden koştukları her bir sanatçıyı benim toplu olarak görmüş olmam müthiş bir şey. Bazılarıyla sohbet edebilmiş olmam da cabası.

Güzel, keyifli ve unutulmaz bir caz gecesiydi.

Aşağıda Youtube’tan da canlı yayınlanan organizasyonun tamamını izleyebilirsiniz.

Aradığım bir fotoğraf/ekran görüntüsü vardı, yazıyı hazırladığım esnada bulamamıştım. Şimdi tesadüf eseri elime geçti. Konseri Youtube’dan canlı seyreden bizim ev halkı Adil Abimle beni görmüş ve aşağıdaki ekran görüntüsünü almayı başarmış :))

jazz_screenshot sevgiler, ayk

Reklamlar

3 thoughts on “Uluslararası Caz Günü Konseri 2013

  1. Evet aykut kardeşim bu güzel yazını okurken o günler yaşadım çay içerken yanımızda onlarla Senin konuşman resim çektirmen sonra konserde önlerde güzel bir yerde oturmamız güzel dakikalar da çok Nezih Bir toplumun olması çok kaliteli bir konserin olması Evet evet aynen yaşadım şu anda sana teşekkür ediyorum her şey için

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s