Weekend in L.A. (1978)

Live Soul on wax -5-

Live Soul on wax yazı dizisi çerçevesinde plak koleksiyonumdaki soul efsanelerinin canlı performanslarını tanıtmaya devam ediyorum. Beşinci albüm George Benson ve Weekend in L.A.

GB_cover

Weekend in L.A. (1978)

Karantina döneminde bir süredir koleksiyonumdaki en iyi canlı soul albümlerini tanıtmaya gayret ediyorum. Sırada, ilk başlarda “nasıl kategorize ederim” çelişkisini yaşadığım bir plak var. Çelişkinin konusu: Bu plak, caz mı soul mu?

1960’larda kariyerine caz gitaristi olarak başlamış olan 22 Mart 1943 doğumlu George Washington Benson, 1970’lerin ikinci yarısından sonra mevcut caz altyapısını R&B ile kendine özgü şekilde sentezleyen bir sanatçıya dönüşmüştü. Üstelik müzik yaşamının başlarında müziğine sadece gitarıyla yön verirken sonrasında yaşadığı R&B/soul “aydınlanması” neticesinde vokalist yönünü de geliştirip sanat yelpazesini iyiden iyiye genişletti. Caz mı soul mu? Yahu, her ikisi de olamaz mı? Bal gibi olur deyip yazmaya, caz ve R&B’nin eşsiz biçimde harmanlandığı “Weekend in L.A.”yi yazı dizime dahil etmeyi uygun gördüm.

Benson, özellikle 1976 yılındaki “Breezin’” uzunçalarıyla cazdan soul’a başarılı bir geçiş (crossover) gerçekleştirirken bu albümle aynı anda pop, caz ve R&B listelerinde ayrı ayrı zirveyi gördü ve iki Grammy ödülüne layık görüldü. 70’lerin sonundan bu yana ise popüler müzik dünyasında pop ve R&B/soul şarkıcısı olarak bilinen Benson, “Give Me the Night”, “Turn Your Love Around”, In Your Eyes” ve “This Masquerade” gibi hit parçalarla kendinden söz ettirmeyi her zaman başardı. Hala aktif müzik hayatını sürdüren George Benson’u 2009 yılında Harbiye Açıkhava’da canlı görme ve dinleme fırsatım olmuştu.

IMG_20200417_193046_3

Benson, geçiş döneminde o kendine has soul dokunuş ve vokalleriyle ucu bucağı olmayan kendi caz dünyasını daha popüler bir hale getirdi denebilir. Hem yeni bir dinleyici kitlesine, hem de ticari başarıya kavuşmuştu. Cazseverler ve R&B severler bu nedenle iki farklı George Benson’dan bahsederler. Bazıları sanatçının füzyon tarzını tercih ederken bazıları da sanatçının caz kökenlerine sadık kalması gerektiğini savunurlar. Yorumlar bir kenara dursun, gerçek şu ki “Weekend in L.A.”, Benson’un geçiş döneminde kaydettiği önemli 33’lüklerden biridir. Albüm, hem sanatçının, hem de popüler müzik dünyası kataloğunda saygın bir yer teşkil ediyor.

Weekend in L.A. detayları

“Weekend in L.A.”, Los Angeles/Hollywood Roxy Tiyatrosu’nda 30 Eylül – 2 Ekim 1977 tarihleri arasında üç günlük bir konser maratonu sonucunda kayıt altına alınan canlı bir konser albümüdür. Tommy LiPuma yapımcılığında Al Schmitt tarafından kayıt altına alınıp mikslenen, plak formatında ve açılır kapaklı olarak Warner Bros. etiketiyle Ocak 1978’te piyasaya sürüldü.

Toplam 11 parçadan meydana gelen konser plağında 6 enstrümantal ve 5 tane vokal performans bulunuyor. Bu anlamda dengeli bir setlist olmasına dikkat edilmiş sanki. Benson’un gitar çalıp vokal yaptığı bu konserde tüm parçalar son derece başarılı icra edilmiş. Canlı performans ve kayıt çıtasını en tepeye çıkarıp stüdyo kayıtlarını aratmayan, olağanüstü bir müzik şöleni olduğunu söyleyebilirim. Haliyle gözler ve kulaklar orkestrayı meydana gelen müzisyenlere çevriliyor. İşte burası ise tam bir yıldız geçidi gibi. Aşağıda müzisyenleri ve zaman içersinde çalıştıkları projeleri ve diğer müzisyenleri görebilirsiniz:

  • Ralph MacDonald (perküsyon): Kariyeri boyunca David Bowie, Aretha Franklin, Billy Joel, Quincy Jones gibi yüzlerce sanatçıyla çalışmış
  • Ronnie Foster (klavyeli çalgılar): Grover Washington, Jr., Roberta Flack ve Earl Klugh gibi onlarca sanatçılarla calmış
  • Phil Upchurch (ritim gitar): Donny Hathaway, Chaka Khan, Stan Getz gibi süperstarlarla çalışmış
  • Stanley Banks (basgitar): Harvey Mason, Hank Crawford, Claus Ogerman gibi müzisyenlerle birlikte çalışmış
  • Jorge Dalto (akustik piyano ve klavyeli çalgılar): Spyro Gyra, Chet Baker ve Dizzy Gillespie ile müzik yapmış
  • Harvey Mason (davul): Fourplay grubu üyesi, bireysel çalışmaların yanı sıra Herbie Hancock, Donald Byrd ve Bob James gibi sayısız sanatçıyla çalışmış

Los Angeles’teki müzik ve heyecan dolu bu haftasonu seyirci yönünden de kayda değer bir etkinlik olarak kendinden söz ettirdi. Aretha Franklin, Minnie Ripperton, Natalie Cole ve Bonnie Raitt gibi sanatçılar seyirciler arasında bulunup Benson ve orkestrasına tam destek veriyordu. Seyircinin müzisyenler üzerindeki etkisini anlamak belki güç, ama plak kaydından tezarühatı hiç kesmeyen ve son derece keyif alan bir seyirci olduğu anlaşılıyor. Benson da memnun olmuş olacak ki plağın kapağını açınca teşekkür kredilerinde bunu teyit edici “bu albümü Kaliforniya’nın güneşi gibi güzel insanlarına adıyorum” yazısı dikkati çekiyor.

Elimdeki Avrupa baskısı ve diğer baskılarda şarkı sıralamasında bir takım farklılıklar var. Bu nedenle bendeki “Weekend in L.A.” nüshasını dikkate alarak parçaları anlatacağım. Not: Bu sıralama Spotify’daki sıralamanın aynısıdır.

GB05

Konser, Benson’un özellikle bu etkinlik için yazdığı ve albümle aynı ismi taşıyan şahane enstrümantal parça “Weekend in L.A.” ile start alıyor. Görevi devralan ikinci parça bu konserde ilk defa icra edilen, albümün yayınlanmasından sonra da efsaneleşen, Benson’un imza şarkısı olarak hafızalarda yer edinen, yılın en iyi R&B vokal performans Grammy’sini kapan, 10 dakikalık “On Broadway” şarkısı. Parça esasen 1964 yılında R&B grubu The Drifters için yazılmış olsa da eşi benzeri olmayan bu Benson yorumu orijinalinin unutulmasına yol açtığını demek yanlış olmaz.

Benson, albümde “On Broadway” yanı sıra vokal ve zaman zaman scat vokal yaptığı; “Down Here on the Ground”, “The Greatest Love of All” ve ”It’s All in the Game“ parçalarını da son derece başarılı bir şekilde yorumluyor. Sanatçı, “California P.M.”, “Windsong,” ve Stevie Wonder imzası taşıyan ve caz gitaristi Wes Montgomery’ye ithaf edilen “We All Remember Wes” adlı enstrümantal parçalarda da “döktürüyor” adeta.

“The Greatest Love of All” parçasına ilişkin iki kısa bilgi daha vereyim. Birçok 80’ler pop müzik dinleyicisi bu parçaya yabancı değil. Whitney Houston, bu parçayı 1987 albümü “Whitney“ için yorumladığını anımsayalım. “The Greatest Love of All” ayrıca ilk olarak “I Always Knew I Had It in Me” parçasıyla beraber efsane boksör Muhammed Ali’yi konu eden 1977 yılı biyografik film “The Greatest”in soundtrackinde yer almıştı.

Genel olarak soul müziği caz potasında eriten bu nadide albümü her caz ve soulseverin dinlemesi gerektiği inancındayım. Platin plak ödüllü “Weekend in L.A.” albümünün bendeki etkisi: doyurucu aranjeler, müzisyenlerin çok başarılı “canlı” icrası, kusursuza yakın kayıt teknolojisi ve George Benson’a yakışır bir müzikalite.

Tracklist (E=enstrümantal / V=vokal)

A1 – Weekend in L.A. (E)
A2 – On Broadway (V)
B1 – Down Here on the Ground (V)
B2 – California P.M. (E)
B3 – The Greatest Love of All (V)
C1 – It’s All in the Game (V)
C2 – Windsong (E)
C3 – Ode to a Kudu (E)
D1 – Lady Blue (V)
D2 – We All Remember Wes (E)
D3 – We as Love (E)

Sevgiler, Aykut


Weekend in L.A. (1978)” için bir yanıt

  1. Merhaba Ayk, give me to night 45 lik Türkiye de bir hit olmuştu. George Benson fazla tutulmadı tek parça ile liste yapmıştı. 45 lik bende de vardı. Çok güzel bir ses ve yorum yapan sanatçı. Güzel bir anı oldu bize, Teşekkürler.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s